17 Ekim 2011 Pazartesi

Bath, Stonehenge, Avebury Gezisi

Evet geldik, 2011 yılının İngiltere içinde yapmış olduğum en güzel gezisini anlatmaya. Daha önce yazımda bahsettiğim üzere Oxford'u gezdikten sonra Basingstoke'da bir dostumuzun evinde misafir olmuştuk. Ertesi günü erken bir saatte yola çıktık ve Stonehenge ile başlayan, büyük kısmı Bath kentinde geçen ve Avebury kasabası ile sonlanan bir gün geçirdik. 



İlk önce Stonehenge ile başlayayım.
















Yukarıdaki resmi bir yerden hatırladınız mı?


Hani şu Windows XP'nin ünlü masaüstü resmi. İşte bu Stonehenge denilen taş yığını İngiltere'de Wiltshire denilen bölgede bulunuyor ve milattan önce 3100 yılına ait olduğu düşünülmekte. Bu taşlar tarih öncesi yıllara ait en önemli eserlerden birisi olarak kabul ediliyor. Tabii ki bu taş yığınını ziyaret etmenin de bir bedeli var, giriş için 6.90 paund (yetişkin) ödemeniz gerekmekte. Ayrıca bir miktar araba park yeri ücreti de var tabii ki. Yalnız burada sorun şu ki, taşların arasında dolaşma gibi bir şansınız olmayacak, burası Türkiye değil! Bunu şunun için yazıyorum, Trabzon'daki Sümela Manastırını gezdiğimde o güzelim tarihi eserin duvarlarındaki yazıları gördüğümde kahrolduğumu hatırlıyorum. Tavanlar da dahil olmak üzere tüm duvarlar memleketimizin genç aşıklarının isimleri ve askerlerinin şafak sayıları ile doluydu. Burada ise bizden birisi gelip herhalde taşları devirmesin diye etrafında geniş bir yürüme çemberi oluşturmuşlar. O çemberde sadece taşların etrafında uzaktan şöyle bir dolanıp bakıyorsunuz o kadar..


http://www.stonehenge.org.uk linkinden yerle ilgili ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.


Neyse Stonehenge kısa bir gezinti alanı zaten, bu taşlar dışında bir şey yok, biz XP masaüstünde sıkça gördüğümüz bu taşları ziyaret etme görevini yerine getirdikten sonra heyecanla Bath (okunuşu bath değil, baf gibi bir şey lütfen pronounce'ye dikkat:) şehrine doğru yola çıktık. Şehre vardığımızda size şunu itiraf etmeliyim, ne Cambridge, ne de Oxford, bu şehrin ayrı bir havası var. Bilmiyorum neden Bath benim çok hoşuma gitti. Muhakkak görülmesi gereken şehirlerden diye düşünüyorum. 


Daha önce Oxford'ta yaptığımız gibi bu şehirde de arabamızı parkandride'a park ettik. Gerçi şehir içinde çok aşırı olmayan ücrete de park yeri bulmanız olası.  


Bath parkandride ile ilgili link;
http://visitbath.co.uk/travel-and-maps/parking-in-bath/bath-park-and-ride

Bu şehirde çok güzel fotoğraflar yakalanabilecek alanlar mevcut. Bunu sokakları gezdikçe anlayacaksınız. Şehirde belli başlı gezilebilecek yerler;


  • Roman Baths and Pump Room
  • Bath Abbey
  • Jane Austen Centre
  • No.1 Royal Crescent
  • Assembly Rooms and Fashion Museum 
  • Royal Victoria Park

Roman Bath
Aslında yukarıdakilere pek takılmayın, gününüzün çoğunu gezmeye ayırın, bu şehir gerçekten gün boyu gezmeyi hak ediyor. Tabii ki şehrin ismiyle bütünleşmiş olan Roman Baths'ı gezecek ve bunun için yüklü bir meblağ ödeyeceksiniz. Zaten bu şehre hamamları görmeye gelmediniz mi? Roman Bath'i mutlaka gezin, gezin ki adamlar basit bir hamamı bile size 2 saat boyunca nasıl gezdiriyor öğrenin, müzecilik nasıl yapılır dersler çıkarın. 



Burada şunu da belirteyim, Assembly Rooms and Fashion Museum biraz bayanlara hitap etse de; eğer hem Roman Bath hem de Assembly Rooms and Fashion Museum ikisini de gezmeyi planlıyorsanız ikisini de içeren biletler mevcut, ayrı ayrı para ödemeyin, çok daha pahalıya mal olabilir. Bunu müzede belirtirseniz size ona göre bilet vereceklerdir. Moda müzesi benim pek ilgimi çekmediği için ben gitmedim, eşime bilet aldım, zaten eşim de gezdikten sonra senin ilgini çekecek bir şey yoktu dedi. Bayanlar için ise bu müze çok şey ifade edebilir :) Ayrıca Assembly Rooms and Fashion Museum'da modaya dair birçok kıyafeti sergilenmekle birlikte eski dönemlere ait elbiseleri deneyebileceğiniz deneme odaları da mevcut.

Royal Crescent No:1
Neyse başa dönelim, Roman Bath'i gezdikten sonra hemen yanındaki Bath Abbey'e de uğrayın. Oradan doğru yukarı No.1 Royal Crescent'e. Yolda Gay Street üzerinde çıkarken sağ tarafta Jane Austin Centre var. Edebiyatçılar bilir Jane Austin 19.yüzyılda yaşamış bir İngiliz roman yazarı. Burası da onun anısına yapılmış bir merkez. İçeriyi gezmek için 7.50 paund civarı bir ücret ödemeniz gerekli. İçeriye girmişken giftshop'tan hediye satın alabilir veya tea room'da ücreti mukabili çay veya kahve içebilirsiniz. Veya bize ücretsiz bir şey öner derseniz evin önünde tarihi üniforma giymiş komik bir adam var, onunla fotoğraf çektirebilirsiniz. Bu ücretsiz :) 

Yokuşu tırmanmaya devam ettiğinizde The Circus'a geleceksiniz, burası 3 tane hilal biçiminde binanın çevrelediği bir dönel kavşak. Oradan sola döndüğünüzde biraz ileride Bath'in en görkemli binalardan biriyle karşılaşacaksınız. No.1 Royal Crescent. Türkçesi Kraliyet Hilali gibi bir şey oluyor herhalde. Size garanti veriyorum fotoğraf makinenizin kadrajına sığmayacak kadar büyük bir hilal :)

Burada güzel fotoğraflar yakalamaya çalıştıktan sonra aşağıdaki Royal Victoria Park'ta biraz vakit geçirip dinlenin. Sonrasında ise buraya yakın mesafe de olan Assembly Rooms and Fashion Museum'u ziyaret edebilirsiniz. Açıkçası ben eşimi müzeye bıraktıktan sonra vaktimi parkta gezerek değerlendirmiştim.

Neyse Bath'in gezilecek yerlerinin hepsini gezdiniz, şimdi ise size tavsiyem hemen Roman Bath'in oraya inip, oradan nehir kıyısına geçin, orada bir Parade Park var, gerçekten çok muhteşem bir park, ben öyle güzel dizayn edilmiş bir park gördüğümü pek hatırlamıyorum. Orada nehir kıyısında gezilebilecek güzel mekanlar mevcut . Gezinin geri kalan kısımlarını buraları dolaşarak bitirebilirsiniz.

Bath'i gezdikten sonra hala vaktiniz varsa dönüş yolunda Avebury şehrine uğrayabilirisiniz. Burası küçük bir İngiliz kasabası. Gittiğiniz vaktin pek bir önemi yok, karanlık olmasın yeter. Burası da Stonehenge gibi tarih öncesi dönemlere ait taşları içeren bir kasaba. Taşlar alanın içinde dağınık halde bulunuyor ve burayı gezmek ücretsiz :) 

Aşağıda havadan çekilmiş fotoğrafını paylaşıyorum, ama yerden bu şekli pek hissedemeyeceksiniz:)

  












Evet uzun gezimin kısa bir özetini vermeye çalıştım. Fikir verici olduğunu ümit ediyorum.

Saygı ve selamlarımla..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder